Manisa Celal Bayar Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü, 2012 yılında kurulmuş olup, Mühendislik Fakültesi'nin en genç bölümüdür. Bölümümüz bünyesinde 1 Profesör Doktor, 4 Doçent Doktor, 3 Doktor Öğretim Üyesi, 3 Araştırma Görevlisi Doktor ve 1 Araştırma Görevlisi olmak üzere 12 akademik personel bulunmaktadır. Lisans programı örgün eğitim olarak yürütülmekte, dersler %100 İngilizce olarak verilmektedir. Alınan dersler, öğrencilerin yurt içi ve yurt dışı laboratuvarlar ile kamu ve sanayi kuruluşlarında görev alma potansiyelini arttırmaktadır. İlk mezunlarını 2017 yılında veren bölümümüzde, 2023 yılı itibari ile aktif 302 öğrenci bulunmaktadır. Bölümümüz, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü, Kimya Bölümü ve Biyoloji Bölümü ile Çift Anadal ve Yan Dal Öğretim programları sürdürmektedir. Manisa Celal Bayar Üniversitesi'ne ait yönetmeliklerin gereklerini yerine getirerek programı başarıyla tamamlayan öğrenciler "Biyomühendislik Lisans Derecesi" ünvanı kazanmakta; biyoloji, mühendislik bilimleri ve biyoteknolojinin çeşitli alanlarında faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ile özel sektörde araştırmacı ve yönetici olarak çalışabilmekte veya laboratuvarlarda yaptıkları çalışmaları sanayi sektörüne aktarma görevini üstlenmektedirler.
Biyomühendislik; biyolojik sistemlerin mühendislik teknik ve görüşleri çerçevesinde irdelenerek teknolojiye uygulanmasını ve sağlık, çevre, gıda, tarım gibi çeşitli alanlarda oluşan problemlere biyoteknolojik açıdan çözümler getirilmesini sağlayan bir bilim dalıdır. Multidisipliner bir çalışma alanı olduğu için temel bilimlerin yanında kimya mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, gıda mühendisliği gibi çeşitli mühendislik dallarıyla da etkileşim halindedir. Bu etkileşimler sonucunda oluşan biyomedikal mühendisliği, genetik mühendisliği, biyoproses mühendisliği, doku mühendisliği gibi alt çalışma dalları bulunmaktadır. Temel hedefi insan yaşamını kolaylaştırmak olan biyomühendislik alanı özellikle nüfus artışına bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli hastalıkların tanı ve tedavisinde, ilaç, aşı ve sensör geliştirilmesinde, artan gıda problemlerinin çözümlenmesinde, artan çevre kirliliğinin önlenmesinde, azalan enerji kaynaklarına karşı alternatif kaynakların çeşitlendirilmesinde önem kazanmıştır. Canlıların biyoteknolojik uygulamalarda kullanılarak ürünlerinin eldesi veya canlı metabolizmasının model olarak çeşitli alanlarda kullanılması söz konusudur.